Weltfrauentag 2019: Mehr als 17.000 frauen unschuldig in Türkischen gefängnissen

Die Türkei hat sich zu einem „Open-Air-Gefängnis“ entwickelt: Mehr als 17.000 Frauen wurden nach dem grausamen Putschversuch vom 15. Juli 2016 unrechtmäßig verhaftet und sind unmenschlichen Haftbedingungen ausgesetzt.

Manche dieser Frauen sind schwanger, kurz vor ihrer Entbindung oder werden mit ihren Babys und Kindern in überfüllte Gefängnisse gesteckt.

Folter, sexueller Missbrauch, Schlechter Zugang zur Gesundheitsversorgung, Ignorieren von Besucherrechten, keine Bildungsmöglichkeiten für Kinder und vieles Mehr kommen immer häufiger vor und sind teilweise sogar gängige Praxis.



“Der Internationale Frauentag ist die wichtigste Kundgebung für das Frauenwahlrecht, welche die Geschichte der Bewegung für die Emanzipation des weiblichen Geschlechts bis heute verzeichnen kann.” Clara Zetkin, Frauenrechtlerin, 1911

WELTFRAUENTAG 2019: MEHR ALS 17.000 FRAUEN UNSCHULDIG IN TÜRKISCHEN GEFÄNGNISSEN

Heute feiern wir den Internationalen Frauentag. Die Hauptforderungen der Begründerinnen des Frauentages sind inzwischen zumindest in Europa und in Deutschland erfüllt. Dennoch bleibt in Sachen Frauenrechte viel zu tun. Chancengleichheit im Erwerbsleben, gleicher Lohn für gleiche Arbeit, Verbesserung der Situation von Migrantinnen, Kampf gegen Gewalt an Frauen und gegen Zwangsprostitution oder Frauenhandel sind einige der Probleme, die wir kräftig adressieren müssen.

In Ländern, in denen der Rechtsstaat gefährdet ist und demokratische Werte in der jeweiligen Gesellschaft nicht verankert sind, besteht großer Handlungsbedarf. Zu diesen Ländern gehört auch die Türkei, in denen Frauen Unrecht erleben. Grundrechte und Grundfreiheiten, Rechtsstaatlichkeit und Demokratie sind in der Türkei seit der Ausrufung des Ausnahmezustands im Juli 2016 zu großen Teilen außer Kraft gesetzt. Die Beendigung des Ausnahmezustandes hat daran nichts geändert, da die Regelungen dieses Zustandes weiter gelten.

Die Türkei hat sich zu einem „Open-Air-Gefängnis“ entwickelt: Mehr als 17.000 Frauen wurden nach dem grausamen Putschversuch vom 15. Juli 2016 unrechtmäßig verhaftet und sind unmenschlichen Haftbedingungen ausgesetzt. Manche dieser Frauen sind schwanger, kurz vor ihrer Entbindung oder werden mit ihren Babys und Kindern in überfüllte Gefängnisse gesteckt. Folter, sexueller Missbrauch, Schlechter Zugang zur Gesundheitsversorgung, Ignorieren von Besucherrechten, keine Bildungsmöglichkeiten für Kinder und vieles Mehr kommen immer häufiger vor und sind teilweise sogar gängige Praxis. Dieses Vorgehen ist sowohl ein Verstoß gegen universell anerkannte ethische Grundsätze, als auch ein Verstoß gegen internationale Konventionen, zu deren Einhaltung sich die Türkei rechtlich verpflichtet hat.

Wir rufen alle Frauenrechtlerinnen und Frauenrechtler, NGO`s, die Deutsche Regierung und das Europa Parlament dazu auf, Maßnahmen gegen diese Praxis der türkischen Regierung vorzunehmen, um die Hexenjagd gegen unschuldige Frauen zu beenden. Außerdem sollten Internationale Organisationen die Möglichkeit bekommen, die massiven Menschenrechtsverletzungen in der Türkei zu identifizieren, zu untersuchen und dabei zu helfen, diejenigen zur Rechenschaft zu ziehen, die gegen geltendes Recht verstoßen.

Köln, 8. März 2019


Rückfragen:
Human Rights Defenders e.V.
info@humanrights-ev.com

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, “Adli ve idari yargılamalarda elektronik delillere dair kılavuz ilkeleri” yayınlandı

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi 30 Ocak 2019’da ‘Adli ve idari yargılamalarda elektronik delillere dair kılavuz ilkeleri’ yayınladı.

ByLock yargılamalarına dair önemli ilkeler içeren eden Kılavuz ilkelerini, Erdoğan rejimi tarafından tutuklanan binlerce hukukçunun haklarını savunmak ve seslerini duyurmak için kurulan Arrested Lawyers Initiative (Tutuklu Hukukçular Girişimi) Türkçe’ye tercüme etti.

Tercüme edilen kılavuzda yer alan ve size yardımcı olacağını düşündüğümüz ilkelerin başlıkları şöyle:

  • Uzaktan ifade alma;
  • Elektronik delillerin kullanımı;
  • Delil toplanması, elde edilmesi ve iletimi;
  • İlgililik;
  • Güvenilirlik
  • Depolama ve muhafaza;
  • Arşivleme;
  • Farkındalık oluşturma, gözden geçirme, öğretim ve eğitim.


İŞTE KILAVUZ’UN TÜRKÇE TERCÜMESİ – 30 OCAK 2019

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi,

Avrupa Konseyi’nin amacının, bilhassa yasal hususlara ilişkin ortak kuralların kabulünü destekleyerek, üye devletler arasında daha sağlam bir birlik oluşturmak olduğunu göz önünde bulundurarak;

Medeni ve idari dava ve işlerde mahkemelere ve yargılama yetkisini haiz diğer yetkili makamlara, hukuku meslek edinmiş kimselere ve bu dava ve işlerin taraflarına elektronik delillerin nasıl ele alınması gerektiğine ilişkin olarak işlevsel bir kılavuz ortaya koymanın gerekliliğini dikkate alarak;

Bu kılavuz ilkelerin üye devletlerin ulusal mevzuatını bağdaştırmaktan ziyade ortak bir çerçeve çizmek amacını taşıdığının bilincinde olarak;

Üye devletlerin yasal sistemlerinde görülen çeşitliliğe saygının bir gereklilik olduğunu telakki ederek;

Üye devletlerin yargı sistemlerini dijitalize etme hususunda gösterdikleri gelişmenin farkında olarak;

Yine de, yargı sistemlerinde elektronik delillerin etkili bir şekilde yönetilebilmeleri önünde yer alan ortak standartların yokluğu, delil toplama süreçlerinin çeşitliliği ve karmaşıklığı gibi engellerin farkında olduklarını bildirerek;

Yargı sistemleri içerisinde ve mahkeme sürecinde elektronik delillerin kullanımının kolaylaştırılmasına duyulan ihtiyacın altını çizerek;

Üye devletlerin günümüzde elektronik delil kullanımında ortaya çıkan aksaklıkları incelemelerine ve yeni elektronik delil prensiplerinin ve pratiklerinin ortaya konabileceği veya var olan prensip ve pratiklerin iyileştirilebileceği alanların tespitini yapmalarına ilişkin bir gerekliliğin varlığının bilincinde olarak;

Bu kılavuz ilkelerin amacının mevzuatta ve uygulamada görülen aksaklıklara yönelik elverişli çözümler sağlamak olduğunu belirterek;

Üye devletlere, medeni ve idari dava ve işlerde elektronik delillerin kullanımına ilişkin olarak ortaya çıkan problemlere cevaben üye devletlerin yargı ve diğer uyuşmazlık çözüm mekanizmaları nezdinde yürüttükleri uyum çalışmalarında onlara yardımcı olmak amacıyla ve bu çalışmalarda etkili bir araç olur düşüncesiyle aşağıda yer alan kılavuz ilkeleri kabul eder; ve üye devletleri söz konusu kılavuz ilkelerin uygulanması amacına yönelik olarak bu ilkelerin elektronik delillerden sorumlu olan, veya bu delillerin ele alınmasında görevli bulunan, şahısların aracılığıyla olabildiğince geniş bir kitleye yaymaya davet eder.

Amaç ve kapsam

Kılavuz ilkelerin konusunu;

  • uzaktan ifade alma;
  • elektronik delillerin kullanımı;
  • delil toplanması, elde edilmesi ve iletimi;
  • ilgililik;
  • güvenilirlik
  • depolama ve muhafaza;
  • arşivleme;
  • farkındalık oluşturma, gözden geçirme, öğretim ve eğitim;

hususları oluşturmaktadır.

Kılavuz ilkeler, hiçbir şekilde bu ilkeler belli tür elektronik delillerin kanıt gücünü haiz olduklarına dair bir kabul getiriyor şeklinde yorumlanmamalı ve yalnızca ulusal mevzuatla çakışmadıkları sürece uygulanmalıdırlar.

Kılavuz ilkeler yargı sistemlerinde ve mahkeme uygulamalarında elektronik delillerin kullanımını ve yönetimini kolaylaştırmayı hedeflemektedir.

Tanımlar

Bu kılavuz ilkelerin amacı doğrultusunda:

  • Elektronik delil:“Elektronik delil” işleyişi bir yazılım programına ya da bir bilgisayar sisteminde veya ağında tutulan veya bu sistem veya ağ üzerinden aktarılan veriye bağlı olan herhangi bir cihaz tarafından oluşturulan veya bu cihaz içerisinde yer alan veriden elde edilmiş her türlü delil anlamına gelmektedir.
  • Metadata:“Metadata” diğer elektronik verilere ilişkin olup delilin kimliğini, kaynağını veya tarihini belirleyebilmesinin yanında ilgili tarihlerin ve zamanların tespitini sağlayabilme potansiyeline sahip elektronik bilgi anlamına gelmektedir.
  • Güven hizmeti: Aşağıda yer alan unsurları içeren elektronik hizmet:
  1. Elektronik imzaların, elektronik mühürlerin ya da elektronik zaman damgalarının oluşturulması, doğrulanması ve geçerli kılınmaları; kayıtlı elektronik dağıtım hizmetleri ve bu hizmetlere ilişkin sertifikalar; ya da
  2. İnternet sitesi doğrulama hizmetleri için sertifika oluşturulması, bu sertifikaların doğrulanması ve geçerli kılınmaları; ya da
  3. Elektronik imzaların, mühürlerin muhafazası veya bu hizmetlere ilişkin sertifikalar
  •  Mahkeme: Yargılama yapma yetkisiyle donatılmış ve bu yetkinin icrasında elektronik delillerden faydalanan her türlü yetkili makam.

Temel prensipler

Elektronik delillerin sahip oldukları potansiyel ispat gücü ulusal mevzuat doğrultusunda mahkemeler tarafından karara bağlanır.

Elektronik deliller; bilhassa delillerin kabul edilebilirliğine, gerçekliğine, kesinliğine ve bütünlüğüne ilişkin hususlar açısından diğer delillerle aynı şekilde değerlendirilmelidir.

Elektronik deliller tarafları dezavantajlı bir konuma sokacak ya da taraflardan herhangi birine hâksiz bir avantaj sağlayacak şekilde ele alınmamalıdır.

Kılavuz ilkeler

Uzaktan ifade alma

  1. İfade alma, delilin doğasına aykırı olmamak koşuluyla, teknik araçlar kullanılarak uzaktan yapılabilir.
  2. Mahkemeler, ifade almanın uzaktan yapılıp yapılmayacağına karar verirken bilhassa aşağıda yer alan faktörleri göz önünde bulundurmalıdırlar:
  • Delilin önemi
  • İfadesi alınacak kişinin statüsü
  • Delilin aktarılacağı video bağlantısının güvenliği ve bütünlüğü
  • İfadesi alınacak kişinin mahkeme huzuruna getirilmesinin yol açacağı masraflar ve zorluklar.
  1. Uzaktan ifade almanın: a) duruşmada hazır bulunan kişilerin, duruşmanın halka açık yapıldığı durumlarda halkın, göreceği ve duyacağı şekilde ve, b) ifadesi alınacak kişide, ifadesinin etkili ve adil bir şekilde alındığına ilişkin bir şüphe oluşmasının önüne geçmek için gerekli olduğu ölçüde bu kişinin duruşmayı izleyebileceği ve duyabileceği şekilde, yapılması gerekmektedir.
  2. Uzaktan ifade alma süreci ve bu süreçte kullanılan teknolojiler bu delilin kabul edilebilirliğine ve ilgili kişilerin mahkeme tarafından kimlik tespitlerinin yapılmasına engel oluşturmamalıdırlar.
  3. İfade almanın hususi veya halka açık bir bağlantı kullanılarak yapılmasından bağımsız olarak video konferansının kalitesi sağlanmalı ve ifadenin üçüncü şahıslar tarafından dinlenmesinin önüne geçmek adına video sinyali şifrelenmelidir.

Elektronik delillerin kullanımı

  1. Mahkemeler elektronik delilleri reddetmemeli ve yalnızca elektronik bir formatta toplandıkları ve/veya sunuldukları için yasal olarak haiz olmaları gereken etkiden bu delilleri yoksun bırakmamalıdırlar.
  2. Kural olarak mahkemeler, yalnızca gelişmiş, kaliteli ve benzeri şekilde güvence altına alınmış bir elektronik imzanın yokluğunu gerekçe göstererek elektronik delilleri yasal olarak haiz olmaları gereken etkiden yoksun bırakmamalıdırlar.
  3. Mahkemeler metadatanın sahip olduğu ispat değerinin ve bu verileri kullanmamanın yol açacağı potansiyel sonuçların farkında olmalıdırlar.
  4. Taraflar elektronik delilleri, delilin çıktısı alınmış halini de tedarik etmek zorunda olmadan, orijinal elektronik formatında ibraz edebilmeliler.

Delillerin toplanması, elde edilmesi ve iletimi

  1. Elektronik delil makul ve güvenilir bir metot izlenerek toplanmalı ve bu delillerin mahkemelere ibrazı güven hizmetleri gibi güvenilir hizmetler kullanılarak sağlanmalıdır.
  2. Elektronik delillerin elektronik olmayan delillere nazaran sahip olduğu daha yüksek tahrip olma veya kaybolma riski göz önüne alındığında, üye devletler elektronik delillerin güvenilir bir şekilde elde edilmesi ve toplanmasına ilişkin olarak özel prosedürler geliştirmelidirler.
  3. Mahkemeler, elektronik delillerin yabancı ülke sınırları içerisinde elde edilmesi ve toplanmasına bağlı olarak ortaya çıkması muhtemel sorunların, sınır aşan dosyalardakiler de dahil olmak üzere, farkında olmalıdırlar.
  4. Mahkemeler sınır aşan delil toplama durumlarında birbirleriyle işbirliği içerisinde olmalıdırlar. Delil toplanmasına dair kendisine talepte bulunulan mahkeme, talepte bulunan mahkemeyi delilin hangi koşullara bağlı olarak toplanabileceği, bu bağlamda hangi kısıtlamaların da söz konusu olduğu hususunda bilgilendirmelidir.
  5. Elektronik deliller, delillerin başka mahkemelere iletilmesini kolaylaştıracak şekilde toplanmalı, düzenlenmeli ve ele alınmalıdır.
  6. Dava sürecinin daha etkin bir şekilde işleyebilmesine yardımcı olmak adına elektronik delillerin iletiminin elektronik araçlar vasıtasıyla yapılması teşvik edilmelidir.
  7. Elektronik delillerin iletiminde kullanılan sistemler ve cihazlar bu delillerin bütünlüğünü muhafaza edebilecek nitelikte olmalıdırlar.

İlgililik

  1. Mahkemeler, bilhassa elektronik delillerin gereğinden fazla ve şüpheli temininin ve bu delillere gereğinden fazla ve şüphe uyandıracak şekilde talebin oluşmasının önüne geçmek amacıyla elektronik delillerin yönetiminde aktif rol almalıdırlar.
  2. Mahkemeler, özellikle delillerin ispat gücüne ilişkin olarak ortaya atılan veya elektronik delillerle oynandığına dair bir iddianın varlığı halinde elektronik delillerin uzmanlar tarafından incelenmesini isteyebilir. Bu uzmanların ilgili konu dahilinde yeterli tecrübeye sahip olup olmadıkları mahkemeler tarafından karara bağlanmalıdır.

Güvenilirlik

  1. Delillerin güvenilirliğine ilişkin olarak mahkemeler, elektronik verilerin kaynağına ve gerçekliğine dair ilgili her türlü hususu göz önünde bulundurmalıdır.
  2. Mahkemeler güven hizmetlerinin elektronik delillere güvenin kurulması noktasında sahip oldukları değerin farkında olmalıdırlar.
  3. Ulusal yargı sisteminin izin verdiği ölçüde ve mahkemenin bu konudaki takdir yetkisini bertaraf etmeden; elektronik veriler, bu verilerin doğruluğuna ilişkin olarak taraflardan biri itiraz etmediği taktirde, delil olarak kabul edilmelidirler.
  4. Ulusal yargı sisteminin izin verdiği ölçüde ve mahkemenin bu konudaki takdir yetkisini bertaraf etmeden; imzalayan şahsın kimliğinin doğrulandığı ve verinin bütünlüğünün güvence altına alındığı durumlarda, aksine ilişkin olarak makul şüphelerin ortaya çıkmaması halinde veya bu tarz şüphelerin ortaya çıkmasına kadar elektronik verilerin güvenilir olduğu varsayılmalıdır.
  5. Uygulanacak hukukun savunmasız kişi kategorisine giren bireyler için özel koruma getirdiği durumlarda söz konusu hukuk bu kılavuz ilkeler nazarında önceliğe sahiptir.
  6. Ulusal yargı sisteminin izin verdiği ölçüde, bir kamu otoritesinin taraflardan bağımsız olarak bir elektronik delili bir yerden bir yere aktarması durumunda, söz konusu delilin içeriği aksi ispat edilene kadar kesinleşmiş kabul edilir.

Depolama ve muhafaza

  1. Elektronik deliller bunların okunabilirliğinin, ulaşılabilirliğinin, bütünlüğünün, gerçekliğinin, güvenilirliğinin ve gerekli olduğu yerde gizliliğinin ve delillerin ilgili bulundukları şahısların özel hayatlarının gizliliğinin muhafaza edilmesini sağlayacak şekilde saklanmalıdır.
  2. Elektronik deliller bunların hangi bağlamda oluşturulduğunun açık bir şekilde ortaya konmasını sağlamak adına standart hale getirilmiş metadatalarla birlikte muhafaza edilmelidir.
  3. Bilgi teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri de göz önüne alarak, muhafaza altında bulunan elektronik delillerin zaman içerisinde okunabilirliklerini ve ulaşılabilirliklerini kaybetmelerinin önüne geçilmelidir.

Arşivleme

  1. Mahkemeler elektronik delilleri ulusal hukukun öngördüğü şekilde arşivlemelidirler. Elektronik arşivler bütün güvenlik gerekliliklerini sağlar nitelikte olmalı ve verilerin bütünlüğünü, gerçekliğini, gizliliğini, kalitesini garanti altına almalarının yanı sıra özel hayatın gizliliğine saygı prensibini de garanti etmelidirler.
  2. Elektronik delillerin arşivlenmesi işlemi nitelikli uzmanlar tarafından yürütülmelidir.
  3. Veriler elektronik delillere erişimi muhafaza etmek için gerekli olduğu taktirde yeni bir depo medyasına taşınmalıdır. 

Farkındalık oluşturma, gözden geçirme, öğretim ve eğitim

  1. Üye devletler elektronik delillerin medeni ve idari iş ve davalardaki faydalarına ve değerine ilişkin farkındalığı artırmaya yönelik çalışmalarda bulunmalıdırlar.
  2. Üye devletler elektronik delillere ilişkin olarak var olan teknik standartları denetim altında tutmalıdırlar.
  3. Mesleklerinin gereği olarak elektronik delillerle uğraşan her şahsa, bu delillerin nasıl ele alınması gerektiğine ilişkin gerekli disiplinler arası öğretime erişim imkânı sağlanmalıdır.
  4. Hakimler ve hukuku meslek edinmiş kişiler elektronik delillerin ulaşılabilirliğine ve değerine etki edebilecek bilgi teknolojilerine dair gelişmelerin farkında olmalıdırlar.
  5. Hukuk eğitiminin kapsamına elektronik cihazlara ilişkin modüller eklenmelidir.


Kaynaklar:
– https://www.coe.int/en/web/portal/-/committee-of-ministers-adopts-guidelines-on-electronic-evidence-in-civil-and-administrative-proceedin-1

– https://search.coe.int/cm/Pages/result_details.aspx?ObjectId=0900001680902e0c

“The Platform for an Independent Judiciary in Turkey” has drafted a letter about Turkey

“The Platform for an Independent Judiciary in Turkey” has drafted a letter about Turkey

On the occasion of the Human Rights Day 2018, the Platform for an Independent Judiciary in Turkey , composed of the four major European associations of judges ( The Association of European Administrative Judges (AEAJ) , The European Association of Judges , Judges for Judges and The “Magistrats Europeens pour la Democratie et les Libertes” (MEDEL) drafted a letter about Turkey ,inviting all governmental leaders and parliaments to support Turkey to re-install the rule of law and to follow its obligation to respect fundamental human rights.

Read with source: https://www.iaj-uim.org/news/human-rights-day-2018-letter-of-the-platform-for-an-independent-judiciary-in-turkey/

‘Kidnapping on behalf of Erdogan- The Abducted’

The regime of Turkish president Erdoğan is kidnapping dozens of members of the Gülen movement from around the world. Victims are now raising a serious accusation: secret torture sites are part of the repression. A team of nine media organizations from eight countries, coordinated by CORRECTIV, investigates.

CORRECTIV – Germany:
https://correctiv.org/en/top-stories-en/2018/12/06/black-sites/#story

LE MONDE – France:
https://www.lemonde.fr/international/article/2018/12/11/blacksitesturkey-dans-l-archipel-turc-de-la-torture_5395616_3210.html

FRONTAL 21 / ZDF – Germany:
https://www.zdf.de/politik/frontal-21/die-verschleppten-100.html

EL PAIS:
https://elpais.com/internacional/2018/12/10/actualidad/1544463341_680068.html

ADDENTUM:
https://www.addendum.org/news/tatort-tuerkei/

TT – Sweden:
http://www.gp.se/nyheter/v%C3%A4rlden/vittnen-hemliga-tortyrf%C3%A4ngelser-i-turkiet-1.11654420

HAARETZ – Israel:
https://www.haaretz.com/middle-east-news/turkey/.premium.MAGAZINE-how-erdogan-s-loyalists-try-to-make-us-disappear-1.6729331?

IL FATTO QUOTIDIANO – Italy:

MONDAY MORNING – Denmark:

10 December 2018, Press Release regarding human rights violations in Turkey

With a press release in front of European Court of Human Rights, HRD members and volunteers drew attention to the human rights violations in Turkey.
Human Rights Defenders invited the European Court of Human Rights to take an effective initiative.

THE PRESS STATEMENT OF “HUMAN RIGHTS DEFENDERS” IN HUMAN RIGHTS DAY, 10TH DECEMBER 2018

70 years ago, on the 10th of December 1948, “The Universal Declaration of Human Rights” was adopted by the UN General Assembly. Both, the “Universal Declaration of Human Rights” and the “European Convention on Human Rights” envisages and embraces the basic and fundamental rights and freedoms of people, which should be under the protection of the States and above all of them, of the United Nations.

As we observe the 70th Anniversary of this significant and historical Day, we unfortunately do witness that this protection is not granted to everyone, and those who should serve this goal are acting inconsequently. The European Court of Human Rights (ECHR) which we apply to, does not fulfill its function in accordance with its purpose of establishment. The Court did not develop court practices within its range of authority to prevent human rights’ violations and ignores millions of “human rights violations” which can even be seen with bare eyes.

In Turkey, human righs violations today became massive, and each day these violations become irretrievable. The Turkish Government, or rather the notorious “Erdogan Regime” as it is now, has become a despotic rule, comparing to the much promising State which it was a half a decade ago, had strong relations with European Union. The Turkish Government, turned its back on reforms related to human rights and further democratization efforts starting from December 2013 swiftly and became a literal dictatorship after 15 July 2016. Right now, it is impossible to talk about even the very existence of fundamental rights and freedoms. Everything is at the mercy of one person, and the basic human rights are unfortunately ignored.

These human rights violations in Turkey are reflected in several international reports such as “2017 report of Human Rights Watch”, “2017 report of Office of The United Nations High Commissioner For Human Rights”, “the 2018 report of Amnesty International”, “the 2018 report of the Platform of Peace and Justice regarding the children rights’ violations in Turkey”, “the 2018 report of European Parliament”.

Although, that in those international reports, as well as the some verdicts such as the verdict of the local court in England and thousands of petitions written by the victims of the Erdogan Regime it is expressed that THERE IS NO SUCH RIGHT AS FAIR TRIAL, the ECHR ignores the facts and turns a blind eye on the human right violations in Turkey.

So, what exactly is happening in Turkey in terms of human rights violations? In Turkey, the rights which are ensured by the Universal Declaration of Human Rights are violated. Such as:

1- In Turkey, the most fundamental right of people, “the Right to live” is taken away,

  • -In Eastern and South Eastern provinces, tens of villages and towns are destroyed, tens of thousands of Kurdish people were forced to leave their homes
  • -Trustees are assigned to the provincial offices that are affiliated to the Ruling Party to ignore the will of the local people
  • -In prisons, thousands of convicts and prisoners’ right to live is taken away, by systematic tortures and depriving their rights of healthcare
  • -The people of the “Hizmet” movement and any other civil society organizations which seem to be opposing are targeted by hate speeches and witch hunts, therefore, their right to live is taken away from them.
  • -Tens of politicians of the opposition, hundreds of journalists are kept in prisons because of their political believes.

2- The “Right to Work” is stolen.

  • -With decree-laws, more than 130.000 people (whose victimhood is explained detailly in the 2018 report of Amnesty International) are dismissed from public duties, of them 33.500 teachers, 7.000 health workers, 31.500 security workers, 6.000 academics, 39.000 public servants, 13.000 soldiers.
  • -More than 100.000 employees from the companies (schools, universities, study houses, hospitals, foundations, federations, unions, media institutions) which are closed by confiscation or assigning trustees are dismissed from their jobs. They are prevented to find other jobs in different places by the State further. They are left to a “civil death”.
  • -The workers are working under extreme and worst conditions (e.g. the construction of Istanbul airport) and unfortunately many workers are facing death every day. Child workers are being employed and current unions cannot say any critic.

3- In Turkey, the Right of Property of people is arbitrarily taken away.

  • -In Eastern and Southeastern provinces, the houses and lands which were evacuated because of the suspect of terror are confiscated and people were prevented to return to their homes
  • -All the assets of the institutions and persons of Hizmet movement are usurped and made available to the supporters of the regime.
  • -With arbitrary decisions, the environment is being damaged, and the ecologic balance is destroyed, the lands of people are confiscated with low costs (e.g. the project of Kanal Istanbul)

4- The “Right of not being subject to torture” of people is being violated

  • -Torture, which conflicts with human dignity became again a routine in Turkey. All the opposition receives systematic torture. (This situation is indicated clearly in the March 2018 report of the UN Human Rights)
  • -More than half of all journalists who are in prison in all over the world, 259 people, are in Turkish prisons right now. These people are treated as terrorists and tortured.

5- The “Right to assembly and demonstration” is being violated.

  • -Hundreds of NGO’s are closed and their assets confiscated including unions (e.g. AksionIs and Cihansen)
  • -The fundamental right of democracy to demonstrate and meet is cancelled by the governors who became the political tools of the government

6- In Turkey, the “Right to fair trial” is consciously destroyed

  • -4500 prosecutors and judges who constitute one third of all current judges and prosecutors in Turkey are exported from the duty. Nearly all of them are issued arrest warrants
  • -Currently 3500 prosecutors-judges and 1500 lawyers in Turkey are in prisons.
  • -The verdict of ECHR is not applied (e.g. the Selahattin Demirtaş decision of ECHR)
  • -The verdicts of the Constitutional Court are not applied by the local courts (e.g. the decision of the Constitutional Court about journalist Mehmet Altan and Şahin Alpay)
  • -The people who are labeled as “spies, terrorists” are evacuated in few days when states got involved (pastor Brunson, journalist Deniz Yucel etc.) but the convicts who suffer from cancer are not even sent to the any medical treatment.
  • -The judges who are supposed to be neutral and independent do not consider it harmful to announce their political beliefs, which are mostly in line with the ruling Erdagan Regime.
  • -The bill of indictments is not prepared. The people stay in prisons for months but cannot even learn the accusations against them. (Osman Kavala is kept in prison for a year without preparing his bill of indictment)
  • -There are arbitrary long imprisonments. The judges are afraid to evacuate people.
  • -743 babies are kept in prisons along with their mothers.
  • As the reassurance of all fundamental rights and freedoms, the “RIGHT TO FAIR TRIAL” is removed, there is no guarantee for any rights in Turkey now.

Today, the only HOPE against the crimes of hate, discrimination and torture committed by the oppressive regime in Turkey is the existence of law. The notorious “Erdogan Regime” commits crimes against the universal principles of law by its acts of crimes against humanity. It deprived the Republic of Turkey which was loyal to the international agreements it has signed from law and democratic values. This should not be allowed.

The ECHR in Europe, which was established to protect the human rights was an institution that set an example to the world. But the court is criticized by prestigious legal experts and institutions because of the decisions it made and the decisions it didn’t make. This delay of ECHR to decide is expressed in international conferences and meetings often. Letters are sent to the court by renowned law circles and the attitude of the court is examined in universities by being subjects to theses. The ECHR cannot hide behind the excuse of not exhausted domestic remedies anymore. About tens of files which are issued in 2014, processed in all phases and finalized, for which there is no option of domestic remedies now, the court hesitates to decide. Its hesitation to decide in many files in which the human right violations are proved makes the impression as if it negotiated with the “Erdogan regime” in the world. And this strengthens the critics saying that the ECHR stopped being an independent and neutral court and became a political institution. All the reputation of the court gained in years is somehow being destroyed. The ECHR cannot run away from its responsibility regarding what is happening in Turkey and its attitude will definitely remembered in history. We as the volunteers of “Human Rights Defenders” call the ECHR to take responsibility about what is happening in Turkey in accordance with its historical mission and previous acts and to fulfill its duty.

The ECHR SHOULD NOT BECOME PARTNERS IN CRIME of the crimes committed by the “Erdogan Regime”. We as the volunteers of “Human Rights Defenders” warn ECHR and invite them to fulfill their duty on the occasion of “World Human Rights Day”.

“Human Rights Defenders” closely follows the human rights violations in Turkey. It carries the files of the victims to the international authorities such as the ECHR, UN Human Rights Committee and UN Committee against Torture to continue its legal struggle. Even there are sufferings left because of the victimizations, the law will eventually prevail, the ones who sided with law will eventually prevail.

As the volunteers of “Human Rights Defenders”, we would like to arouse attention of the institutions of International Law, the ECHR being first, to the human rights violations in Turkey on the occasion of 10th December World Human Rights Day. We are calling those institutions to duty and asking them to take effective initiatives in order to say STOP to the unlawfulness in Turkey.

Respectfully announced to the public: 10.12.2018

“HRD- HUMAN RIGHTS DEFENDERS”

www.humanrights-ev.com 

Frank-Walter Steinmeier warned Erdogan and emphasized the human rights violations in Turkey

Frank-Walter Steinmeier warned Erdogan and emphasized the human rights violations in Turkey

“As we discussed this morning in detail, I am, as President of this country, concerned about German citizens who are imprisoned in Turkey for political reasons, and I am also concerned about Turkish journalists, trade unionists, lawyers, intellectuals and politicians who remain behind bars. Mr President, I trust that you will understand that we cannot simply gloss over this issue.”

Read More

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial